Kill List (2012)

82/100, Jandarma biz paganistiz…

Korku filmlerinin ülke ülke dağılımları her zaman benzerlik göstermiyor elbette. Misal Holywood daha çok gizemli, akıl oyunlarına dayanan filmler çıkartırken, Japonya’dan genelde lirik ruhsal arayışların ön planda olduğu filmler çıkıyor, İspanya çocuklar için korku filminde dünya birincisi iken, İtalya ciddiye alınmaması gereken korku filmlerinde tüm zamanların lideri. Söz konusu İngiltere olunca ise adalı sinemacılar The Wicker Man ile (1973 elbette, 2006 yapımı o ucube yeniden çevrim ile kesinlikle zaman kaybetmeyin) pagan mirasını benimsemiş ve ona sahip çıkıyor gibiler. Bence gayet iyi de yapıyorlar.

Yönetmen: Senaryoyu yazan iki kişiden birisi olan yönetmen filmi idaresi nizami. Duygusal geçiş sahnelerini birbiri ile karıştırmadan sürekliliği sağlaması takdire şayan. Bazı filmler bu ayrımları beceremediğinden (Örn: Child’s Play) veya ikisini aynı anda sunmaya çalışıp saçmaladığından (Örn: Army of Darkness) elimizde izlemeye değer bir film kalmıyor. Neyse ki Ben Wheatley bu tuzaklara düşmüyor.

Not: Filmle alakasız ama eleştirileri çok olumlu görünce korku türü diye izlemeye çalıştığım aynı yönetmene ait “A Field in England” hayatımın en sıkıcı seyir deneyimlerinden birisiydi. Kimseye tavsiye etmem.

Senaryo: Aile içi sıkıntılardan ibaret olduğunu sandığımız yumuşak bir konuyla açılışı yapan film dozu artan bir şekilde kendini arttıran şiddet ve gizem ile kolkola yürüyor. En başından beri sürekli bir yönlendirme olduğunu hissediyorsunuz. Askerlik mesleğinin temelde ne olduğu, gerçek yaşamda insan hayatının karşılığı nedir, hangi koşullarda karşımızdaki insanlarının hayatı kıymetlidir gibi sorulara cevap arıyor.

Oyunculuk: Filmin başrolleri övgüyü kesinlikle hak ediyorlar. Neil Maskell’in kendisine biçilen karakter gelişimini perdeye taşıması göz alıcı. Myanna Buring (The Descent’ta da harikuladeydi zaten) fevkalade ikna edici ve etkileyici. Yan roller ortaya çıktığında sahnelerin gerilim dozu artıyor bu elbette her şeyden öte onların başarısı.

Sinematografi/ Diğer: Geniş şekilde görüntüleme imkanı sunmayan film karakterin o anki ruh halini anlatmaya çok odaklanmış. Görüntü seçimleri, kostümler, tonlama an ile uyumlu ve sürekliliği bozmuyor. Film müziği aslında başarılı gerilimli atmosfere katkı sağlıyor ama bazen o anki moodu baltalıyor gibi.

Kurgu: Karakter ve hikaye gelişimleri harika. Bir bilmecenin çözüldüğü anda ortaya bir yenisi çıkıyor ve bunların hepsi çözülmek zorunda da değil. Hevessiz ve tembel bir veteran askerin gözünün dönmesi (not a hard task but…) adım adım gözlerimizin önünde gerçekleşirken başlardaki merak yerini ürperme ve dehşete bırakıyor. Ve elbette uyarmam gerekecek film son derece vahşi bazı sahneler içeriyor. Yönetmen tercihi olarak bu sert sahneleri özellikle aklınızda yer ediyor.

Son söz: Konya sorulur şirket Torku’dan, İngiliz sineması pagan korkudan. (Viral free özdeyiş, aklıma başka uyak gelmedi)

Yorum bırakın